Son dakika Şanlıurfa haberleri Türkiye'nin haber sitesinde

  • Dolar 5.2814
  • Euro 5.9676
  • GR ALTIN 224.32
  • ÇEYREK 365.23

  • 10 Ocak 2019, Perşembe 13:02
ÖmerÇELEBİ

Ömer ÇELEBİ

‘Siirt pek konuşulmadı’

On altı kişi göçük altında kaldı. Yedi kişinin cesedine, diğerleri için de arama-kurtarma çalışmaları devam ediyor. Muhtemelen onlar da ekmek kazanmak uğruna canından olmuşlardır, çünkü yaşam için şartlar epey daraldı.

 

Yani, yine bir maden faciasında on altı vatandaşı kaybettik. Ama bu olayın en garip yönü başka maden kazaları kadar kamuoyunda yankı bulamaması... Ciner grup eleştirilmedi, medya üzerine düşeni yapmadı. Yani Siirt pek konuşulmadı. Yeterince sorgulanmadı, kazanın oluş sebebi yeterince irdelenmedi, ihmaller uğruna on altı kişi can verdi.

 

Ölümler arasında kıyaslama yapmak doğru değil elbet. Can her yerde candır. Yürek her yerde yürek… Ama yeterince kamuoyu duyarsızlığı bana Kürt meselesine olan bakışımızı da ifşa ediyor. Toplumun Şark’a ve Kürt meselesine bakışı 'örgüt ve şiddet' eksenli olduğu için dinamik vicdani bir hareketi oluşturmak epeyce zor ve müşkül.

 

Bu zamanda daha da zor…

 

Daha önceki yazılarımda da özetle belirttiğim gibi; Kürt meselesinde öncelikle zihinlerin değişmesi gerekiyor. Meseleye sadece ekonomik hamlelerle çözüme kavuşacağına inanmak elbette akıl kârı değildir.  Kürt meselesine bakışı değişmeyen bir Türkiye toplumu Kürt meselesini çözecek bir iradeye sahip olamayacaktır, kırk yıldır olmadığı gibi…

 

Bölge halkıyla yani Kürtlerle örgüt arasındaki makasın iyice açıldığı, Kemal Atatürk Partisinin iyice CH(D)P’leştiği, Marksist ve Komunist düzenin yıllarca İslam’a bayraktarlık eden Kürtlerle aynı kılıfta olamayacağı anlaşılmışken bunu fırsata çevrilmemesinden derin kaygı duyuyorum.

Kürt meselesini çözmenin, terörü bitirmenin yegâne yolu zihinlerdeki tabuları yıkmaktır. Korkarım ki makas giderek açılıyor. Çözüm sürecinden daha büyük ve tarihî fırsat kapımıza dayanmış, Kürtler örgüte olan duygusal bağlarını yitirmiş ama zihniyetimiz değişmemiş.

Gidişat gösteriyor ki yeni anayasada bile Kürt meselesini çözecek bir hamle olamayacak. Ümidim çok zayıf.

İki bin yıldır tüm Ortadoğu coğrafyasında yapılan savaşların temelinde milliyetçilik var. Bu şeytanî illetten kurtulmanın vakti geçiyor.

Batı'nın pençesini bileyip taarruza geçişi elbet ilk değil. O halde Türk, Kürt ve umum İslam toplumunun ebedi ittifakı ancak bu belayı tarumar eder.

Gelin, Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi: Cemâhir-i müttefika-ı İslâmiye’de (İslâm Cumhuriyetler Birliği) birleşelim.

Saadet ve selamet içinde yaşayalım.

 

MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

NAMAZ VAKİTLERİ
yukarı çık